DKÇ ve KAS İSKELET SİSTEMİNDE ULTRASONOGRAFİ

GKD (Gelişimsel Kalça Displazisi)


Daha önceleri kullanılan “doğuştan kalça çıkığı” terimi, kalça ekleminde femur başının doğuştan yuvanın dışında olması olarak tanımlanmaktaydı. Ancak kalça çıkığının her zaman konjenital, yani doğumsal olarak ortaya çıkmaması nedeniyle “doğuştan kalça çıkığı" yerine bugün artık “gelişimsel kalça displazisi (GKD)” terimi daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
Epidemiyoloji ve Etyoloji
GKD’nin Türkiye’deki görülme sıklığının 1000 canlı doğumda yaklaşık 5 ilâ 15 arasında olduğu öngörülmektedir. Bu da ülkemizde her yıl tedavi edilmediği takdirde sakat kalma olasılığı olan yaklaşık 14-18 bin yeni doğanla karşılaşıldığı anlamına gelmektedir.
GKD oluşumunda birden fazla etken rol oynar; mekanik yapısal faktörler, genetik (ırk özellikleri ve cinsiyet) ve mekanik çevresel faktörler (amniyon sıvısının azlığı, makat doğum, ilk doğum, doğum sonrası pozisyon) önemlidir.
Ailesinde kalça çıkığı öyküsü olan, doğum öncesi makadi duruş ya da makadi doğum öyküsü bulunan, kundak uygulanan bebeklerde GKD daha sık görülmektedir. Çoğul gebeliklerde, oligohidroamniyos öyküsü olan annelerin bebeklerinde risk artar.
Tedavi
GKD tedavisinde amaç, en kısa sürede kalça eklemini anatomik olarak yerine oturtmak, bunu sürdürerek hastaya yaşam boyu işlevsel bir kalça eklemi sağlamaktır. Tanı, ne kadar geç konursa yapıla